*yildizagaci*

1/5/2008 - <font><color=red>NAR Doğal antibiyotik: <font>

Yemesi zahmetli olan, ekşiliği nedeniyle biraz da yüz ekşitirek yenen narın faydaları saymakla bitmiyor. İster tek tek tanelerini yiyerek tüketin, ister suyunu sıkarak için nar, pek çok derdin devası.

Narın ve nar suyunun faydalarını Alman Hastanesi'nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan anlattı:

"Yaz aylarında serin meyve suyu ya da ferahlatıcı bir kokteyl olarak karşımıza çıkan nar, sağlık açısından da özellikle kış aylarında bol bol tüketilmesi gereken bir meyve.

Çünkü insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir 'ilaç', hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor. İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor."

Latince adı 'Punica Granatum' olan nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor.

10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan, yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görüldüğünü söyledi:

"Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli.

Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması.

Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, 'ACE' denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor. Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor.

Tüm bu özellikleriyle adeta bir 'ilaç' ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor.

Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor. Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor.

Bu nedenle ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor. Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliği sahip. Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor. Bunların yanı sıra, meyve kabuğu ve tanelerin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor".

Beslenmede yer almalı

Beslenmede mutlaka yer alması gereken nar, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği taşıyor.

Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gürsel Doğan, "serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır" dedi.

Doğan, "bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir" açıklamasında da bulundu.

Narın bilinen bazı faydaları:

* Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler
* Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
* Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır
* Enerji verir, yorgunluğu giderir
* İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar
* Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur
* Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller
* Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar
* İshali (diare) önler tedavide destek sağlar
* Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar
* Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

24/4/2007 - <font><color=red>Elma Neye İyi Geliyor?<font>

Hamilelik sırasında tüketilen elma, bebeği astımdan koruyabilir.

 

 

 

Hamilelik sırasında annenin yediği elmanın, bebeği astımdan koruyabileceği bildirildi.

Hollandalı ve İskoç bilim adamlarının yaptığı araştırma çerçevesinde, yaklaşık 2 bin hamile kadının beslenme biçimleri izlendi ve 1253 bebeğin akciğer işlevleri kontrol edildi.

Utrecht Üniversitesi'nden S. M. Willers'ın yazarlığını yaptığı araştırmada, 5 yaşlarına geldiklerinde 145 çocuğun astıma yakalandığı görüldü.

Thorax dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, annelerin gebelikleri sırasında tükettikleri yiyeceklerden çocukların astıma yakalanmasında koruyucu etkiye sahip tek gıdanın elma olduğu tespit edildi.

Anneleri haftada 4'den fazla elma yiyen çocukların astıma yakalanma riskinin, haftada hiç ya da bir elma yiyen annelerin çocuklarından yüzde 53 daha az olduğu gözlendi.

Araştırma ayrıca, hamilelik sırasında balık yemenin, çocuklarda egzamaya yakalanma olasılığını azalttığını gösterdi. Haftada bir kez ya da daha fazla balık tüketen gebelerin çocuklarında, diğerleriyle kıyaslandığında egzama riskinin yüzde 43 daha az olduğu belirtildi.

http://www.thehealthnews.org/tr sayfasından alıntıdır.

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

7/3/2007 - <font><color_red>Bol Tarçınlı Bir Bardak<font>

En eski Türk içeceklerinden biri olan bozanın tarihi Orta Asya Türklerine kadar uzanıyor. 900’lü yıllarda yapılmaya başlanan boza zaman içinde lezzetine lezzet, şöhretine şöhret katarak günümüze kadar gelmiş durumda. Kimi zaman tatlı, kimi zaman ekşi çeşitlerine rastlamak mümkün. Bozayı sadece bir içecek olarak düşünenler varsa, yanılıyorlar. Darı irmiği, su ve şekerden üretilen bozanın faydaları oldukça fazla.

Mayalama esnasında ürettiği laktik asit ile hazım kolaylaştırıcı olan boza, hamileler için de süt yapıcı özelliğiyle tavsiye ediliyor. A ve B vitaminlerinin dört türü ile C ve E vitaminleri içeren boza, tam anlamıyla bir vitamin deposu. Ayrıca boza, neredeyse hiç yağ içermiyor.

Bozayı, yapıldığı yerde içmek gerekiyor. Depolama ısılarının farklılığı, mayanın tadını da değiştiriyor. O zaman da ortaya birbirinden farklı lezzette bozalar çıkıyor. 6-7 gün süresince içilebilecek kıvamını koruyan bozayı, kısa zamanda tüketmek en lezzetlisi...

çok besleyici olduğundan Lohusa döneminde emzikli hanımların sütü olsun diye

tavsiye edilir.Bol bol tarçını serpin üzerine, içine isterseniz birkaç leblebi atın... Bozanızı afiyetle için!

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

7/3/2007 - <font><color=red>minarellerin önemi<font>

Doğanın temel parçacıkları mineraller, aynen vitaminler gibi vücudumuzda sayısız sürecin başlamasına veya düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesi, kasların çalışması ve sinir sisteminde uyarı iletiminde işlevleri vardır.

Mineraller çoğunlukla vitaminlerle birlikte çalışarak vitaminlerin en fazla ihtiyaç duyulan bölgeye ulaşmalarını sağlarlar. Hücre korunması ve sağlıklı diş, kemik, cilt yapısı için önemlidir. Mineraller aynı zamanda kan basıncı, kalp ritmi, kas fonksiyonları, vücuttaki sıvı dengesinin muhafazası, üreme ve daha pek çok fonksiyonda önemli rol oynarlar.

Sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz üzerinde çok önemli etkileri bulunan mineralleri biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz?

KALSİYUM

Yararları
Kemik ve diş sağlığı, kalp kasları da dahil kasların kasılması, vücutta asit-alkali dengesinin sağlanması, cilt sağlığı, kanın pıhtılaşması

Bulunduğu besinler
Süt, peynir, yoğurt, küçük kılçıklı balıklar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, midye, istiridye, karides gibi kabuklu deniz ürünleri, deniz bitkileri, soya fasulyesi, tofu, badem, kuru incir, su teresi

Eksikliğinde görülen rahatsızlıklar
Kas krampları veya seğirmeleri, uykusuzluk, sinirlilik, eklem ağrısı, diş çürümeleri, osteoporoz, yüksek tansiyon.

MAGNEZYUM

Yararları
Kemik ve dişleri güçlendirir, kasların gevşemesini sağlar, adet öncesi sendromu belirtilerini hafifletir, kalp kasları ve sinir sistemi için çok önemli. Enerji üretiminde görevli. Vücuttaki birçok işlemde yan görevleri var.

Bulunduğu besinler
Tüm yeşil sebzeler, elenmemiş undan yapılmış ekmek, kakao, buğday kepeği, badem, fıstık, susam, baklagiller, bulgur, esmer pirinç, kuru incir ve kayısı.

Eksikliğinde görülen rahatsızlıklar
Kas seğirmeleri, kas zayıflığı, iştahın azalması. Uykusuzluk, sinirlilik, yüksek tansiyon, kalbin düzensiz atması, kabızlık, hiperaktiflik, depresyon, böbrek ve safra kesesi taşları.

DEMİR

Yararları
Kana kırmızı rengini veren hemoglobin için gerekli, oksijen ve karbondioksiti hücre içi ve dışına taşır. Vücutta birçok enzimin yapısında bulunur, enerji üretimi için gereklidir.

Bulunduğu besinler
Et, sakatat, kuru meyveler-özellikle kuru üzüm ve erik, kuru baklagiller, bal kabağı çekirdeği, maydonoz, badem, fıstık. Et ve sakatattaki demir vücutta en iyi emilebilen demir şeklidir.

Eksikliğinde görülen rahatsızlıklar
Kansızlık, soluk cilt, halsizlik, kayıtsızlık, iştahsızlık, mide bulantısı, soğuğu dayanıksızlık

FOSFOR

Yararları
Kemik ve diş yapısında bulunur, onların sertliğini sağlar. Hücrelerin yapısında da bulunur. Enerji üretiminde rolü vardır.

Bulunduğu besinler
Tüm bitkisel ve hayvansal gıdalar. Genelde hayvansal gıdalarda daha fazla.

Eksikliğinde görülen rahatsızlıklar
Kas zayıflığı, iştahsızlık, kemik ağrıları. Eksikliği nasir görülür.

POTASYUM

Yararları
Besinleri hücre içine alınıp, artık maddelerin hücrelerden uzaklaştırılmasını, kas ve sinirlerin sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlar. Kalbin çalışmasında etkilidir. Bağırsak hareketlerini artırır. Vücutta sıvı dengesini ayarlar. İnsülin salınımında etkilidir.

Bulunduğu besinler
Muz, kuru meyveler(kayısı, incir, üzüm), hurma, baklagiller, yeşil sebzeler, susam, avokado, ceviz, deniz sebzeleri, yağlı balıklar, mantar, domates, patates, meyve suları

Eksikliğinde görülen rahatsızlıklar
Kalbin düzensiz atması, kas güçsüzlüğü, karıncalanmalar, mide bulantısı, kusma, ishal, selülit, karın şişkinliği, çabuk kızma, dikkati toplayamama, sodyum-potasyum dengesinin bozulmasına bağlı tansiyon düşüklüğü

SODYUM

Yararları

Vücutta su dengesini sağlar. Vücuttaki tüm sıvılarda, kanda bulunur. Kas ve sinir sisteminin çalışmasında etkilidir. Kalp kasının kasılmasında görevlidir. Besinlerin hücre içine alınmasını sağlar

Bulunduğu besinler
Sofra tuzu, konserveler, zeytin, peynir, kereviz, lahana, işlemden geçmiş hemen hemen tüm yiyecekler, cipsler, tuzlu çerezler

Eksikliğinde görülen rahatsızlıklar
Baş dönmesi, düşük tansiyon, çarpıntı, iştahsızlık, dikkati toplayamama, kas krampları, mide bulantısı, kusma, kilo kaybı, baş ağrısı, sıcağa dayanıksızlık.

 

formdakal.com 'dan alıntıdır.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

8/2/2007 - <font><color=red>MARUL, ADETA İLAÇ GİBİ<font>

MARUL, ADETA İLAÇ GİBİ

Marulun faydaları saymakla bitmiyor. Ancak erkekler dikkatli tüketmeli

Sinirleri yatıştırır. Uykusuzluğu giderir. Sinirsel kalp çarpıntılarını keser.
Erkeklerde aşırı cinsel istekliliğin azaltılmasında kullanılır. Kabızlığı önler, hazmı kolaylaştırır. Basur memelerinde faydalıdır. Kandaki şeker miktarını düşürür, kanı temizler. Nekahat devresinin kolay atlatılmasında yardımcı olur. Bol idrar söktürür. Romatizma tedavisinde de yararları görülen bitki, karaciğer ve dalaktaki şişkinlikleri indirir. Göğsü yumuşatır. Böbrek iltihaplarında iyidir. Marul suyu, ergenlik sivilcelerini giderir, yüze tazelik ve güzellik verir. Lapası, kan çıbanı, apse ve yanıklarda kullanılır. Asabi öksürükleri keser. Anne sütünü artırır
.

 

habervitrini.com'dan alıntıdır.

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

paylaşım için buradayımmm, internetten bulduğum faydalı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kategoriler

Arkadaşlarım

gelincikler
yildizim
yildizca
sabahyildizi
Ali ŞAHİN
yildizim1
yildizcaa
gulumsebl
sihirlibahce
yildizlarvegece
caresizseniz
papatyadiyarihikaye
ayvalikli
laliyne35
hobilendik
gulumsuyorum
nurlabebek
sacbakimiyontemleri
yeteneklerimm
yeniguneturku
makyajteknikleri
alsahindex
ysmnclskn
kurumusyaprak
bebekgebelik
guzellikvebakim